Geçen Cuma akşamı Berkeley Greek Theatre'da bir Rock efsanesinin ilerleyen yaşına cuk gibi oturan, yeni ve taze Bluegrass/Folk versiyonuna şahit olma onuruna eriştim. Kanımca gelmiş geçmiş en iyi Rock grubunu bırakın, en iyi herhangi grup Led Zeppelin'in karizmatik, hıpnotik sesiyle ruhumuza giren ve bir daha çıkmayan solisti Robert Plant'ın yeni grubu Band of Joy, Berkeley seyircine her daim yaratıcı, coşku dolu bir performans sundu.
Haliyle Plant'ın Amerikan bluegrass ve folk müziğinden esinlenen bu yeni yüzü, Led Zeppelin'in dağ deviren muazzam sert riff'lerini bekleyen, klasik Zeppelin izlemeye gelmiş seyirciyi biraz hayal kırıklığına uğratmadı değil. Konser sırasında etrafımda "Rock istiyoruz, Zeppelin istiyoruz!" diye bağıranlar hatırı sayılır sayıdaydı. Plant'ın oynak ve melankolik solo bluegrass albümünden parçaların yanında sunduğu Zeppelin uyarlamaları bile diğer şarkılarla aynı keyifte ve yumuşaklıkta bir yaklaşıma sahipti.
Mesela bilindik sert riff'leri yerine neredeyse funk'ımsı bir ritm ile çalınan Black Dog'u şarkının sözleri devreye girene kadar tanımak imkansızdı. En sevdiğim Zeppelin şarkılarından biri olan Tangerine ise eski usül bir country ballad'ına dönüştü. Bir tek Ramble On, bildiğimiz Zeppelin'i biraz olsun hatırlattı.
Bence bu yaklaşım, ilerleyen yaşlarına rağmen kendini halen 20 yaşında zannedip 1970'ten beri aynı numalarla sahneye çıkan diğer rock ikonları'nın aksine Robert Plant'e alışılagelmiş bir rock yıldızı yerine her adımda kendini geliştiren bir müzisyen olarak saygı duymamızı sağlıyor. 63 yaşında Plant, artık yarı çıplak sağa sola koşturup bağıramayacığının farkında, ve bu yüzden bravo diyoruz.
Monday, April 25, 2011
Subscribe to:
Post Comments (Atom)


No comments:
Post a Comment