Dün akşam San Jose'nin kocaman HP Pavillion Arena'sında mekanın boyutuna uygun düzeyde muhteşem bir konser/şova tanık oldum. Pink Floyd'un kurucularından Roger Waters'ın, bir nevi kendi bebeği olan efsanevi Pink Floyd çifte konsept albümü The Wall'un piyasaya sürülmesinden 30 sene sonra imkansızı başarıp eskiliğini bir an bile göstermeyen taptaze gösterisi, adeta harikülade bir müzik, ışık ve performans bombardımanıydı.
Benim gibi albümü çocukluğundan beri ezbere bilen, 1982 yapımı film adaptasyonu ile Berlin duvarının yıkılması anısına duvarın mekanında gerçekleştirilen gösteriyi onlarca, yüzlerce kez izlemiş hayranlar için bile dolu sürprizler ve yepyeni heyecanlar vardı gösteride. Bu sürprizlerin belki de en etkileyicisi 67 yaşındaki Roger Waters'ın sesinin 30 yıl önceki haline bile taş çıkarmasıydı. Bu fenomen özellikle Waters'ın 1980 versiyonu ile "düet" yaptığı "Mother" şarkısında kendini iyice gösteriyor.
Şovun benim için en ilgi çekici tarafı, zamanında İkinci Dünya Savaşı ve 80li yıllarda İngiltere'de yükselmeye başlayan faşizme göndermede bulunan albümün ve gösterinin, günümüz savaşlarına, liderlerine ve teknolojisine yaptığı göndermeler ile gayet güncel bir yapıya sahip olmasıydı.
Kocaman bir uçak modelinin devasa "duvar"a çarptığı alev ve ışık şovu "In The Flesh"ten, kapitalizmi temsil ederken aynı anda Pink Floyd'un bir diğer konsept albümü "Animals"a da göndermede bulunan domuz balonunun seyircinin üstünde uçtuğu "Run Like Hell"e, San Jose'li çocukların sahnede Roger Waters'a eşlik ettiği "Another Brick in the Wall Part 2"dan mütevazi final şarkısı "Outside the Wall"a kadar bir an bile enerjisinden ödün vermeyen 30 yıllık bir dev geldi geçti, bize de uzun uzun alkışlamak kaldı 67'lik Roger "dede"yi.
Thursday, December 9, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)


No comments:
Post a Comment