Sunday, December 19, 2010

Black Swan

Darren Aranofsky'nin harikülade "Black Swan"ına New York bale dünyasındaki güç savaşlarını betimleyen pembe dizimsi bir melodram umarak giden seyirci, gayet ilginç bir gece geçirecek. Diğer yandan Testere tarzı şiddet ve gore dolu bir kan terapisi izlemeye gelen seyirci de uzun bale sahneleri ve filmin acımasız bir dürüstlükle betimlediği bale dünyasından ne anlam çıkaracak belirsiz.

En basitinden "David Lynch'ten Kulu Balesi" olarak tanımlanabilecek, Mulholland Drive ve Barton Fink ile aynı kümede hatrı sayılacak bu bale melodraması / psikolojik korku şaheserinin zaman ilerledikçe iki apayrı seyirci kitlesinden nasıl bir tepki alacağını merak ediyorum.

Natalie Portman'ın belki de şu ana kadarki en cesur performansıyla (Evet, Leon'daki 12 yaşında kiralık katili unutmuyorum) canlandırdığı mükemmelci balerina Nina'nın New York Balesi'nin Kuğu Gölü'nde başrolü kazandıktan sonra dışarıdan ve içeriden gelen yoğun baskı yüzünden akli dengesini kaybetmeye başlamasını izliyoruz. Filmin muazzam finaline gelmeden türlü sürprizlerini bozmamak için şimdilik burada bitirelim yazıyı...

No comments:

Post a Comment